Atatürk annesini severmiydi?

Pazar, Mayıs 11th, 2008 | Güncel >> 3 Adet Yorum

Bugün anneler günü , tüm annelerimizin (anacığımın) kadir kıymet bilmez evlatları olarak gününü kutlarız.Malum pazar günü oturup haberleri okudum,köşe yazılarından biri epey dikkatimi çekti. Alıntı , çalıntı yada adına ne deniliyorsa artık , Engin Ardıç‘ın bugün ki yazısını buraya taşıyorum. Her cümlesine imzamı basarım.

Üzerine yazılacak çok hatırat ve fikrim olmasına karşın , oturup saatlerce düşünüp yazı çıkarmaya üşeniyorum. Buyrun ;

Atatürk annesini sever miydi?

Severdi herhal, kim sevmez? Fakat aralarında ciddi bir çatışma olduğu da gerçektir.
Çünkü gümrük memuru Ali Rıza Bey’in erken ölümü üzerine Zübeyde Hanım yeniden evlenmiş, küçük Mustafa ile küçük Makbule’ye üvey baba gelmişti… Selanik Gümrük Başmüdürü Ragıp Bey… Babalarının amiri!
Ali Rıza Bey’in bir dönem memurluğu bırakıp kereste ticaretiyle iştigal ettiği de bilinir.
Hani şu son yıllarda kamuoyumuzda dağları taşları inleten Fikriye Hanım var ya, Atatürk’ün üvey babasının kardeşinin kızıdır! Yani hısımıdır, üvey kuzini sayılır…
Atatürk’ün bu olaydan dolayı Zübeyde Hanım’ı “hiç affetmediği” ve evden kaçarak askeri okula yatılı öğrenci yazıldığı da bilinir.
Sonra da ara ara, az görüştüler… İzinli çıktığı sıralarda…
Suriye cephesinden döndüğünde de Atatürk, annesinin Akaretler’deki evinde kısa bir süre kaldı. Oradan annesiyle “tartışarak” ayrıldığı, arkadaşı Salih Fansa’nın Tepebaşı’ndaki evine geçtiği, birkaç gün de o evin tam karşısında yer alan Pera Palas’ta kalıp Fansa’nın eşinin bulduğu bir kiralık eve, Şişli’de dul bayan Madam Kasapyan’ın evine çıktığı bilinir. Ünlü ev… Bahçe içinde, “müstakil”, kirası çok yüksek, tam on dört lira! (Bahçe bugün kaldırım.)
Ev sahibesi bazı kaynaklarda Madam Osepyan, bazı yerlerde “Rum madam” olarak da geçer. (Atatürk’ün bir Ermeni’nin evinde oturduğunun bilinmesi istenmemiş galiba!) Bu dönemin bilgileri epey karışıktır, “bilinçli” olarak mı karıştırılmıştır, ahmaklıktan dolayı mı, emin değilim.
Annesini ve kız kardeşini de Şişli’ye, yanına almıştı, sonra Samsun’a gitti (Zübeyde ve Makbule Hanımlar tekrar Akaretler’e döndüler, çünkü oranın kirası bir liraydı), annesini ancak üç yıl sonra görebildi. Bu kez Ankara’ya aldırdı. Zübeyde Hanım orada da fazla oturamadı, İzmir’in kurtarılışından hemen sonra İzmir’e (biraz da “kız bakmaya”, yani Latife Hanım’ı yakından tanımaya) gitti… Bu İzmir gezisine de sonradan “sağlık nedenleriyle” diye bir kulp takılmıştır, bu kez Latife Hanım’ı tarihten silmek için…
Fakat oğlunun evlendiğini göremeden vefat etti. Atatürk, Zübeyde Hanım’ın ölümünden on beş gün sonra Latife Hanım’la evlendi. Her şey çok çabuk olup bitmişti.
Ertesi yıl da Fikriye Hanım intihar etti.
Eskiden bunlar konuşulamaz, yazılıp çizilemezdi bu ülkede…
En basit bir tarih kitabından bile kolaylıkla okunabilecek bu basit bilgiler unutturulmak isteniyordu, çünkü Atatürk “uzaydan gelmişti”
Küçük yaşta kuşpalazından ölmüş Fatma, Ahmet ve Ömer adlı bir ablasıyla iki ağabeyi, bir de veremden ölmüş küçük kız kardeşi (Naciye) olduğu bile titizlikle saklandı yeni kuşaklardan!
Eee, bunları bilmek ya da hatırlamak neyi değiştirir?
Atatürk’ü daha çok sevmemizi sağlar.
Gerçi Atatürk hayatının ilk döneminin fazla kurcalanmasını istememiş, Nutuk’ta her şeyi 19 Mayıs 1919 günü başlatmıştır ama, üvey baba getirdiği için anasına kızan bir yetim çocuk, bana çok daha sevimli, çok daha sıcak geliyor.
İçki içen, seven, sevilen, yürekler yakan, evlenen, boşanan bir Atatürk, İNSAN ATATÜRK’tür.
Olimpos (pardon, Çankaya) dağında oturan bir tanrı değil, sabaha karşı üst kattan eşinin “çok içtin Kemal, yat artık” diye seslendiği bir önder benim önderimdir.
Çünkü bizim hanım da bana öyle diyor!
Hele durun bakalım, insanlar, Selanik’te “Atatürk’ün doğduğu ev” olarak yutturulan o evin aslında üvey babası Ragıp Bey’in evi olduğunu öğrenince ne yapacaklar?
Böyle böyle soğuttunuz insanları Atatürk’ten be! Yalan üzerine kurulu her şey bu ülkede.

Engin Ardıç -Sabah

11.05.2008

Sağolasın Engin abi.

Yorumları okuduktan sonra , kişisel fikrimi belirtmek farz oldu. Anneler gününe özel olarak seçtiğim konu değildi bu yazı, sadece yazının anlatmak istediklerine katıldığım için burada yayınlamak istedim. Anneler gününe uygun olmadığının farkındayım,ama sonuç itibariyle gerçeği anlatıyorsa , ben dolaylı anlamları gözardı edebilirim. Bu yazı ,Engin Ardıç tarafından anneler gününe mahsuben yazılmıştır, ama ben bugüne uygunluğunu düşünmeden fikrimce gerçekleri yansıttığı için koydum.

Popularity: 2% [?]

Sigaraya yasak geliyor hazırlanın

Perşembe, Mayıs 1st, 2008 | Güncel >> Yorum Yapılmamış »

19 Mayıs tarihi itibariyle kamusal alan diye etiketlenen birçok mekanda sigaraya yasak geliyor. Bu haber tiryakileri fazlasıyla tedirgin edeceğe benziyor. Umarım çoğu kanun gibi ölü yasaların yanında unutulmaz. Özellikle sigarahaneler yani kahvehanelerde de sigaraya yasak gelmesi , fazlasıyla marjinal geliyor insana.

Sigara Aşkına Ölümü Göze Alır insan

19 Mayıs’tan sonra sigara içmenin yasak olacağı mekanları sıralayalım hemen:

KAMU HİZMET BİNALARI: Kamu hizmet binalarının, koridorları dahil olmak üzere her türlü eğitim, sağlık, ticaret, sosyal, kültürel, spor, eğlence ve benzeri amaçlı özel hukuk kişilerine ait olan binaların kapalı alanlarında sigara içilemeyecek.

Kahvehane

KAHVEDE: Fuar, alışveriş merkezi, düğün, kongre, toplantı ve konferans salonları, kafeler, kahvehaneler, elektronik oyun merkezleri, atari, bilardo, bowling salonlarında da yasak.
TAKSİLER: Taksi hizmeti verenler de dahil olmak üzere, kara yolu, demir yolu, deniz yolu ve hava yolu toplu taşıma araçlarında sigara içme yasağı getiriliyor.

OKUL BAHÇESİ: Okul öncesi eğitim kurumlarının, dershaneler, özel eğitim ve öğretim kurumları dahil olmak üzere ilk ve orta öğrenim kurumlarının kültür ve sosyal hizmet binalarının kapalı ve açık alanlarında tütün ve tütün ürünleri tüketilemeyecek.

LOKANTALAR: Lokantalar ile kahvehane, kafeterya, birahane gibi eğlence hizmeti verilen işletmelerde tütün ürünleri tüketilemeyecek.

OTELLER: Otelcilik hizmeti veren işletmelerde, tütün ürünleri tüketen müşterilerin konaklamasına tahsis edilmiş odalar oluşturulabilecek.

STATLAR: Statlarda sigara içilmesine sınırlama getiriyor. Buna göre, sigara içilebilecek bölümler, statların açık alanlarında da olacak.

AÇIK HAVA SPOR MEKANLARI: Açık havada yapılan her türlü spor, kültür, sanat ve eğlence faaliyetlerinin yapıldığı yerler ile bunların seyir yerlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak. Ancak, bu tesislerde tütün ürünlerinin tüketilmesine mahsus alanlar oluşturulacak.

Tütün ürünleri tüketilmesine tahsis edilen kapalı alanların koku ve duman geçişini önleyecek şekilde tecrit edilmesi ve havalandırma tertibatı yapılması sağlanacak.

DİZİLER: Televizyonda yayınlanan programlarda filmlerde, dizilerde, müzik kliplerinde reklam ve tanıtım filmlerinde tütün ürünleri kullanılamayacak, görüntülerine yer verilemeyecek.

Ayrıca polis, asker ve zabıta, üniformalıyken görev başında ya da sokakta sigara içemeyecek.

Bakalım bu yeni yasaklar Türk milletini durdurmaya yetecek mi? Rahmetli Sakıp Sabancı Tv yayınına çıkmadan önce yalvar yakar sunuculardan sigara ile ilgili soru sormamaları konusunda söz alırmış. “Yaw ne edem zararlı emmee , en fazla da ondan para kazanıyorum” dermiş. İnşallah Dünya’nın en fazla sigara içen milleti ünvanından artık kurtulabiliriz. Yine de sigaraya erişilebilirliğin bu kadar kolay olduğu bir zamanda içilen yerleri yasaklamak pek fazla fayda vermez diye düşünüyorum. Bizim millet mutlaka sigara içecek biryer bulur. Avrupa’da ki gibi bi paket sigara 7-8€ olsa o zaman etkili olur.Başka türlü sigaraya olan aşkı bitiremezsiniz eyy Yetkililer!!! Demedi demeyin.

Kaynak:[internethaber]

Popularity: 3% [?]

İki resim arasındaki 7 farkı bulun

Çarşamba, Nisan 30th, 2008 | Eleştiri, Güncel >> 2 Adet Yorum

Size iki farklı siteden alınmış görüntüleri sunuyorum. Tek Tek büyütüp incelemenizi tavsiye ederim.

Örnek 1

Örnek 2


Bu siteler tahmin edileceği gibi tesisatçı siteleri. Bunlarda biri webdesignerwall portalının 2007 yılına ait en güzel css dizayn kategorisinde ödül almış.Diğeri ise benim google vasıtasıyla bulduğum ortalama bir yerli tesisatçı sitesi. İkisi de aynı işi yapıyor. Siz olsanız tercihinizi ne yönde kullanırdınız?

Pazarlama fikirleri yazımda daha önce bahsetmiştim. Fonksiyonel bir web sitesi nasıl olmalı? Bu soruya verilecek net bir cevabım olmasa bile, diyebileceğim tek cümle : “İkinci site gibi olmamalı ” olur.Kimseyi kırmak yada aşağılamak gibi bir düşüncem yok , olamaz da. Günümüzde Adsl kullanıcıları 5 milyon sayısını aştı. Artık daha ciddi yatırım yada fikirlerin uygulamaya geçilmesinin zamanı değilmidir?

Popularity: 2% [?]

Blackberry Çılgınlığı

Cuma, Nisan 25th, 2008 | Kısa Günceler >> Yorum Yapılmamış »

Günümüzde Blackberry kullanımı hızla artmakta , Türkiye için henüz Dünya ile aynı oranda yorum yapmak mümkün değil ama yine de azımsanmayacak ölçüde kullanıma sahip. Ama bu Blackberry cihazlarının faideleri bir yana , zararları da yok değil. Kendini kaptıranlara bir uyarı mahiyetinde video hazırlamışlar.

İlk cümlede anafikrini ortaya koyuyor zaten. “Crackberry Addiction is a problem that effects more than 10 million Americans” . Meali : “Crackberry bağımlılığı 10 milyon Amerikalıyı etkisi altına almıştır.” İzledikten sonra ilk aklıma gelen soru , “Ya bu videodaki eleman yerinde bir Türk olsaydı?”. Varın gerisini düşünün artık.


Popularity: 1% [?]

Linux kullanmak için 9,kullanmamak için 4 sebep

Pazartesi, Nisan 21st, 2008 | Eleştiri >> 5 Adet Yorum

Neden insanlar , Linux’u tercih eder? Yada Windows’dan vazgeçmezler? Şuana kadar derlediğim 13 durumun, 9′u Linux işletim sistemine geçilmesini destekleyen , 4′i de Windows ‘ da ısrarcı olunmasını destekleyen sebeblerden oluşuyor.Şuana kadar hep Windows kullanmış olmamın , son 6 aydır aynı zamanda bir açık kaynak işletim sistemi olan Ubuntu kullanıcısı olmamın bu maddeleri daha net görmemi sağladığını söylemek gerekiyor.

Linux’e geçmek için 9 sebep:

Linux : Kill Bill

  1. Windows işletim sisteminin en büyük handikapı kuşkusuz pahalı(dikkat, ücretsiz olmadığı bir tarafa , aynı zamanda normalden pahalı) olması.En uygun Vista Home Edition fiyatı 132$’dan , XP Professional sürümleri de 96$ başlıyor.Ama karşısında ücretsiz bir alternatif var. Linux sonuna kadar ücretsiz,internetten download edebilir, ücretsiz sipariş edebilir , sevdikleriniz ile paylaşabilir dahası dilediğinizce geliştirebilirsiniz.
  2. Eğer Linux’un popüler sürümlerinden birini seçtiyseniz , size sınırsız destek ve yardımlarını sunan servisler bulabilirsiniz.Mesela kullandığım Ubuntu işletim sistemi için onlarca faydalı forum ve destek siteleri bulabilirsiniz.
  3. Sürekli Güncellemeler konusunda da Linux en iyisini yapıyor. Özellikle son zamanlarda Windows Güncelleme Servisleri hakkında çıkan senaryo ve haberleri düşününce, Linux’un online update servislerinin dosya detayları ve yaptığı işe kadar varan açıklamaları, kullanıcılara sonsuz güven sağlamaktadır. Korsan XP güncelleme fiyaskolarını hesaba katmıyorum bile.
Devamını Okuyun »

Popularity: 3% [?]